Yazı Detayı
12 Mayıs 2021 - Çarşamba 18:01 Bu yazı 1109 kez okundu
 
Akılsız Akıl Yolları
Bercuhi BERBERYAN
 
 

“Aklın yolu nerden geçer? Bizim ordan. Yok bizim ordan. Sizin ora nere? Peki sizinki nere? Allah bilir. Ama aklın yolu birdir. Hadi yaa… bin’dir bin. Yok yaa? Sen ne bilirsin? Sen mi bilicen? Yok baban bilicek. Hadi yap o zaman. Enayi miyim? Önce sen yap. Neyi yapıcam be? Bildiğini. Sana mı sormuşlar? Sen benim kim olduğumu biliyon mu? Kimsin be? Feriştahı olsan ne yazar? Ne yazar peki? Yazmaz. Yazsa? Yaz gelir…” Bu geyikçe sorularla, sayfalar doldurabilirim. Bu ülkede yapılan birçok iş böyle mantıksız bir soru cevap tekerlemesine uyar. Örnek mi? Çook. Bir teki yeter nasılsa. Hangisi olsun?

 

“Hökümat meselesi? Olmaz. İş mi alacan başına? Okullar? Aabi bana mı kalmış… Melmeket meselesi? Ben ona karışmam, herkesinki kendine. Azınlık meselesi? Sus kız biri duyacak? Zülfiyarlaaar… Sağlık? O Allah’a kalmış yaa… Trafikten konuşalım? Hah! O olur bak. Suya sabuna dokanmaz. İş miş hallolmaz ama isteyen ahkam neyim keser.”

 

Yukarıdaki üslup ve imla hataları benim değil. Ben şimdi giriyorum. Neredeydik? Hangi örnekte mutabık kalındıydı? Trafikti. İyi. Seçtim bir tane. Siz neye isterseniz uyarlayın.

 

Efendim, geçenlerde evde otururken, dışarıdan bir trafik karmaşası, bir bağrışma dikkatimi çekti. Caddedeyim, karmaşası, gürültüsü bitmez. Otobüsü kamyonu, taksisi, tırı, bilumum irili ufaklı araç vızır vızır geçer. Ya da düğümlenir durur. Her şekilde gürültü bitmez. Aldırmamaya alıştım. Ama bu seferkiler, sanki kaza olmuş gibi… Dayanamayıp bakmaz olaydım… Az ileride, belediye otobüsü taksiye yandan bindirmiş. Belli, o koca haliyle sollamaya kalkmış. Eh sağ yanda park etmiş araçlar var. Taksi ortada, otobüs hafif çaprazda. Ööylece bekliyorlar. Zabıt tutulacak zahir… Aklım ermez. Tutulsa ne olur? Belediye otobüsü haksız mı çıkacak?

 

Neyse efendim, arkada tüm araçlar, taa Şişli meydanına kadar yekpare bir kilit oluşturmuşlar. Aslında otobüsün sol yanında bir taksinin, teğet geçebileceği kadar bir yer var. Amaa… ne oldu dersiniz? Koskoca bir otobüs, arkadan birden şahlanarak, o soldaki daracık yerden geçmeye kalktı. Ve kaldırıma çıktı. Sağ yanı beklemekte olan otobüse sürtünerek gıcırdıyor. Feryatlar arasında öylece ilerlerken kaldırımın kenarındaki gariban ağaca takıldı kaldı. Anında, birkaç işgüzar, ağacı kırmaya karar verdiler ve hep beraber asılmaya başladılar. Nasıl haince asılıyorlar bilseniz… Oysa ağacın sırf ince dallarıydı otobüse sürünen, asıl engel çevresine belediyenin, sözde korumak için koyduğu; “Ağaç sevgiyle büyür” yaftalı demirlerdi. Ama olsun. Ağacı kırmak bulunan en akıllıca yol oldu.

 

Benim içim titremekteyken onlar “Kıramadınız ulan şu k…umun ağacını” tahrikiyle galeyana gelerek vahşice kanırtıp duruyorlardı ağaççığı. Bir çatırtı duydum. “Allah belanızı versin!” diye bağırdım. Duymadılar. Duysalar ne yapacaklar? Pek pek, “Sen kime bela okuyorsun ulan?” diye hırslarını benden alacaklar. Otobüs binbir güçlükle geçti. Ağacı kıramadılar. Duyulan çatırtı, demirin, otobüsün bir yerlerini çizmesiymiş. Oh olsun! Canım ağaç, iyi dayandı. Arkadan gelenler artık risk alamayıp sola döndüler vesaire vesaire…

 

Bir ağaç için, sinirlerim bozuldu, elim ayağım boşaldı. Benim gibilere akıllı gözüyle bakmıyorlar onlar gibiler. Ki çoğunluktalar. Siz de mi üzüldünüz ağaca? Hah siz de pek akıllı sayılmazsınız öyleyse. Çözümler için yürütülen bu kaba saba akılların yolları bize göre değil. Boşuna bu uğraşlar, boşuna bu çabalar…

 

Yetti değil mi küçücük bir örnek?

         

 

 
Etiketler: Bercuhi Berberyan, akıl yolları,
Yorumlar
Haber Yazılımı