Yazı Detayı
25 Kasım 2020 - Çarşamba 23:57 Bu yazı 388 kez okundu
 
Deprem ve Pandemide En Büyük Talep Karavanlara Oldu
Ali DEMİRCİ
 
 

Evet, deniz kenarında yazlığınız, orman içinde küçük ama şirin kulübeniz, dağlarda dağeviniz, şehir merkezlerinde eviniz olarak sizi bekliyor çekme ve motokaravanlar. Sınırsız, serbest ve huzurlu bir tatil isteyenlere... Ve tabiki bu pandemi günlerinde ayrıca yaşanan İzmir ve yaşanması beklenen İstanbul depremi günlerinde vazgeçilmezimiz karavanlarımız.

 

Karavanda yaşamak sanıldığı kadar zor değil. Bugünkü teknoloji, insanın ihtiyaçlarını en küçük ayrıntısına kadar düşünmüş ve olağanüstü bir dizayn ustalığıyla çözmüş. Tiplerine göre topu topu 8-10 mt arasında değişen bu hünerli araçlar karavanlar, turizmi yaz mevsimine bağımlı olmaktan çıkarmayı amaçladığı için, her biri, boyuna göre kapasitesi de değişen gaz kaloriferine sahip. Gene bütün karavanlarda mutlaka bulunan hayatı kolaylaştırıcı unsurlar arasında buzdolabı, gazocağı, içme suyu deposu, kirli su deposu, banyo, elbise dolabı ve yataklar yer alıyor. Araçların tamamında tuvalet ve sıcak su var. Araçların içinde çamaşır mandalından omlet çırpma aletine, el fenerinden süpürgeye kadar her türlü aksesuarı bulmak mümkün. Araçların orta bölümleri, bütün boylar için geçerli olmak üzere, en fonksiyonel yerler. Bu bölümler küçük bir kayış oynama ya da ters çevirişle kâh oturma odası, kâh yatak odası, kâh yemek odası haline dönüştürülebiliyor.

 

Karavan yaşamı düşünüldüğü gibi çok masraflı bir yaşam şekli değil. Tek masrafı karavana sahip olmak. Ülkemizde vergiler çok ağır. Karavan üretimini yapan firmalar da kısıtlı sayıda. Karavanı elde etmek kolaylaştırılmalı. Tatil yapmak ya da dinlenebilmek insanları verimli hale getirir. İş hayatında, aile hayatında dingin insanlar mutluluklarını bulaştırır.

 

Karavan, izin yapamayan, tatile gidemeyen insanlar için bir umuttur. Özgürlükler kısıtlanmamalı.

 

Karavanın içine girdiğinizde, depolama kapasitesi düşük olduğundan, evde ki harcamalarınızdan daha ekonomik ve daha az masraflı bir hayat olduğunu görüyorsunuz.

 

Tüketim toplumunun bize öğrettiği ve başka alternatif olmadığını düşündüren, alışveriş merkezlerini gezmenin, dinlenme olduğunu kabul ettiren bir sistemin içindeyiz. Bu mekânlarda ki gürültü yerine sabah ayazında, elinizde sıcacık kahvenizle doğada ki sesleri dinlersiniz. İşte o zaman nasıl bir keşmekeşin içinde yaşadığınızı anlarsınız. Bu sizin kendi iç huzurunuzu bulmanıza yardımcı oluyor. Koşturmadan uzak, sadece size ait bir nefes almak gibi.

 

Karavanla yola çıkarken her zaman rota planımız olmuyor. “Yol bizi nereye götürürse” diye yola çıkıyoruz.

 

Ülkemizi o kadar çok seviyoruz ki, rota belirlemeyi, gittiğimiz yerleri saymayı bıraktık. Benim tavsiye edebileceğimiz tek şey, yola çıkmanız. Her yerin ayrı bir güzelliği var. Büyük şehirlerde terk edilen misafirperverliği, şehrin 20 km uzağındaki köyde yeniden bulabiliyorsunuz. Sanki haberli gitmişsiniz gibi sizi karşılamaların tadına doyamıyorsunuz. Yol yorgunluğu kavramı hayatımızdan çıkalı çok oldu.

 

Karavancılık paylaşımcılığı gerektiren bir yaşam şeklidir. Çevreye, doğaya dost ve saygılı olmalısınız. Kamp yaptığınız yerde sadece ayak izinizi bırakmalısınız. Bu kurallara uyduğunuz sürece misafirperverlikleri köreltmemiş olursunuz.

 

Bence karavancılar doğa sevgisi olan, tüketim toplumunda yaşamanın kısırlığını fark eden bir topluluk. Tüketim sisteminin bize sunduklarının dışında bir hayat olduğunu gören insanlardır.

 
Etiketler: Deprem, ve, Pandemide, En, Büyük, Talep, Karavanlara, Oldu,
Yorumlar
Haber Yazılımı