Yazı Detayı
28 Temmuz 2021 - Çarşamba 09:16 Bu yazı 364 kez okundu
 
Öncelikle, Şöyle Söyliim, Aşşırı Öfkeliyim
Bercuhi BERBERYAN
 
 

Başlığım nasıl? ‘Serin’ değil mi? Bu; ‘cool’un dilimize uyarlanmış hali. Geçen yazımda “Bitmedi” demiştim ya… Gerçekten bitmemişmiş ha… Biliyordum ama okuyucular beni epey şaşırttı doğrusu. İnanmazsınız, bir dolu ileti aldım valla. Nasıl da bulup buluşturmuşlar beni… Diyeceksiniz ki günümüzde herkese ulaşmak mümkün, hem de pek kolay, Google amca’ya soruverirsin, hemen söyler. Gelen maillerin çoğu eğlenceli, “eksik yazmışsın” deyip başka örnekler veren, hayıflanan, gülen, dert yanan da var, hakaret edip öfkelendiren de. Her birine de ayrı ayrı cevabımı yazımla vereceğimi söyledim. Merak etmeyin adınızı yazmayacağım. Zira hakaret içerenleri yerden yere vurasım var. Değmez. Ama bari birine birkaç laf edeyim de rahatlayayım diyorum.

 

 “Türkçeyi bir Ermeni’den mi öğrenecez yahu?” diyen gence cevaptır. Evlatcım, ilk Türkçe sözlüğü bir Ermeni yazdı biliyor musun? Sen daha annenin karnında bile değilken ben Türkçeyi çoktan yutmuştum. Kesin bilmiyorsun ama benim atalarım Nuh’tan beri bu topraklarda yaşıyorlar. Bana attığın maildeki imla hatalarını buraya alsam rezil olursun bak. Sen dua et ki adını vermiyorum. Bu arada, tam bu satırları yazarken açık olan TV’de ‘Ben bilirim’ yarışması vardı. Fransızcadan dilimize geçen ‘fondöten’ kelimesinin doğru yazılışını soruyorlardı. Üç kadın bilemedi, tek erkek yarışmacı bildi. Çok güldüm. Eee… Bazen işte böyle sürpriz yapar hayat. Bağlantıyı kurabildin mi? Ayrıca benim altı kitabım var. Türkçe. Hem sonra şive sorunum da yok ha, seslendirmeler falan yapıyorum.

 

Neyse aslında ‘aşşşırı’ öfkeliyim ama bu kadar çatma yeter. Bu aşşşırı lafı da son bir aydır reklamlarla başladı şimdi herkes kullanıyor. Nasıl oldu da aylardır memleketten uzak diyarlarda bulunan Survivor yarışmacılarının da diline dolandı bilemedim. Demek bu kadar süratle bulaşıyor bunlar. Covid gibi valla. Böyle sulu sepken bir şekilde tamamla yazını diye dürtüp duruyor şeytan ama uymayacağım ve ciddileşeceğim. Şimdi, biliyoruz ki bütün diller zaman içinde başka dillerden etkilenebilir, gelişebilir, yeni kelimeler yaratılabilir ve genelde zenginleşir. Ama ne yazık kimi zaman da olumsuz etkilenip, yozlaşır. Duruma göre jargonlar, argo kavramlar da oluşur ki bunlar dilin aslını pek bozmaz ve kısmi olarak kullanılır. Bunun öncüsü bence Amerikalılardır. İngilizceyi iyice laçka ettiler. Ben birkaç kez gittim, bildiğim her şey çöp oldu. Bir ‘menniiz’in mayonez olduğunu çözmem kaç gün sürdü. Türkçenin gitgide yozlaşmasının nedeni de onlar bence.

 

Bu iş dublajlarla başladı. İlk yerleşen deyim de ‘kendine iyi bak’. Arkadan dillerine pelesenk olmuş ‘c’mon’ yerine ‘hadi amaa’yı koymalar geldi. Bir paragrafta on kez ‘gerçekten’ ve ‘bilirsin’ demek, her yazışmada onay olarak ‘Ok’ kullanmak… Yetmedi, reklamlarda ‘okey mi?’ ‘Çok okey’ falan slogan oldu. Ay reklamlar resmen dil tuzağı. ‘Oh bee’, ‘bana bi’, ‘aşşırı serin’, ‘şoook ucuz’ ve de özellikle “bebe ‘lak diye’ paylaştı”. Ne demek ‘lak diye’ yahu? Bunları niye kimse denetlemez? Tüh! Yine yerim bitti, laf bitmedi.

 

 
Etiketler: Bercuhi Berberyan, makale, Türkçe,
Yorumlar
Haber Yazılımı