Yazı Detayı
04 Nisan 2021 - Pazar 21:23 Bu yazı 280 kez okundu
 
Zihin Okumak
Bercuhi BERBERYAN
 
 

Uçmak, görünmezlik, zihin okumak gibi doğaüstü yetenekler üzerine birçok öykü, oyun, film kurgulanmıştır yıllarca. İnsanoğlu bunları pek düşler… Ben de düşlerim… Uykuya geçerkenki o gevşek anlarda. Uçmak ve görünmezlik pek keyifli gelir. Neler yapabilirsin… Sürekli değil tabii, istediğin zaman… Süreklisi çekilmez. Uçma yeteneği sürekli olabilir. O faydalı, zihin okumaksa epey riskli… Katlanabilmek zor.

Düşlemediniz mi hiç? Eminim şimdi “Ne güzel olurdu…” diye geçirdiniz aklınızdan. Oysa olmazdı. Bir kere herkesin zihnini okuyabilseydik, beynimizin içinde gürültüden geçilmezdi. Ama hakkımızda ne düşünüldüğünü bilmek isteriz genelde… Oysa bilmemek daha iyidir. Karşımızdakinin kötü niyetli olması da gerekmez. Sadece söylediği şeyin aklından geçirdiği şey olmaması bile üzücüdür. Başka şey söylerken başka şey düşündüğünü bilmek tatsızdır. Yaralayıcı olması şart değil. Sadece söylediği şeyden ‘başka’ olması yeter. Konuşurken aklınızdan geçen şeyin karşınızdaki tarafından anlaşıldığını düşleyin. Hoş olur muydu?

Mesela, “Ben artık gideyim” diyen birine, bir an önce gitmesini istediğiniz halde, “Acelen ne canım? Otur biraz daha” veya hafiften “Otursaydın…?” dediğiniz olmaz mı? Uygunsuz bir zamanda, mesela azıcık uzanacakken veya okuduğunuz kitaba dalmışken, çat kapı gelen birine “Ne iyi ettin de geldin…” dediğiniz? Hiç hoşunuza gitmeyen bir hediyeye “Çok güzel, çok beğendim, tam istediğim gibi…” demediniz mi hiç?

Karşılaştığınızda, pek bozulduğunu düşünseniz de “İyi gördüm seni” elbisesini, saçını beğenmeseniz de sorduğunda “Çok yakışmış” deyiverirsiniz. Telefonun sesiyle uyanır “Uyandırdım mı?” sorusuna “Yoo uyanıktım”… Kesinlikle rahatsız edildiğiniz bir anda “Rahatsız etmiyorum ya?” sorusuna “Ne rahatsızlığı canım…” diye cevap veriverirsiniz.

Doğum gününüzü unutmasına bozulduğunuz arkadaşınıza “Amaan boş ver, ne önemi var…” Sevmeden, zorla yediğiniz bir yemek için, emek verene “Eline sağlık, güzel olmuş”… Sevimsiz bulduğunuz bir çocuğun annesine “Canım, ne tatlı şey”… İlk defa gittiğinizde hiç beğenmediğiniz evin sahibine “Eviniz çok güzel”… Aklınızdan bambaşka şeyler geçerken “Ne düşünüyorsun?” diye soran sevgilinize “Seni…” demediniz mi? “Aman bunu hiç çekemem şimdi” diye düşünürken “Ne güzel sürpriz, seni gördüğüme sevindim” demediniz mi?

Tersine çevirelim. Karşınızdaki bunları düşünüyor siz de zihin okuyorsunuz. Amanın! Ne felaket… Üzücü değil mi? Ayrıca daha kim bilir neler gelir başa… İnsan söyleyeceklerini kontrol edebilir ama düşüncelerini edemez ki… Geliverirler aklına. Hem de bazen ne kadar başına buyruk ve ısrarcı olabilirler. Uğraşır durursun uzaklaştırmak için kafandan… Gitmezler bir türlü.

Ne cezalar yerdi insanlar bu, sözle ya da yazıyla ifade edilmeyen düşünce suçlarından kim bilir…  Sinirle, isyanla neler geçer aklımızdan elde olmadan… Söylemesek bilinemezler. Peki, ya herkesçe bilinseydi her akıldan geçen? Yok yok… Olmasın öyle bir yetenek. İyi böyle… Başka düşünüp başka konuşalım biz yine nemize lazııım…

 

 
Etiketler: zihin okumak, bercuhi,
Yorumlar
Haber Yazılımı